Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Kelliğe Çözüm Bulunabilir mi?

9 ay önce
501 izlenme
Favorilerime Ekle
Favorilerimden Çıkar
Lütfen bekleyiniz...
Geniş Ekran Dar Ekran

Kellik bilim insanları için çözüm getirmesi zor bir sorun. On yıllardır süren araştırmalara rağmen kelliğe neden olan biyolojik mekanizmalar henüz anlaşılmış değil. Peki bu durum yakında değişebilir mi?

New York’taki Columbia Üniversitesi’nden Angela Christiano kellik sorununa dair uzun süre yeni fikir getirilemediğini, ancak şu sıralar heyecan verici gelişmeler olduğunu söylüyor.
Erkeklerde kellik (androgenetic alopecia), testislerde üretilen testosteron hormonunun yan ürünü olan ve DHT olarak bilinen maddenin kafa derisindeki kıl köklerini (folikül) giderek zayıflatması ve saçı deri üzerine çıkamayacak kadar cansızlaştırması sonucu ortaya çıkar.
ABD’de Gıda ve İlaç İdaresi’nin onayını almış ve başka hastalıklara çare aranırken tesadüfen bulunmuş finasteride ve minoxidil bazı etken maddelerin bazı erkeklerde saç dökülmesini yavaşlattığı biliniyor. Fakat dökülen saçları geri çıkaracak başka bir tedavi yöntemi saç ektirme dışında henüz bulunmuş değil. Bu ise hem pahalı hem de zahmetli bir işlem.

PGD2 reseptörü

Kelliğin arkasında yatan biyolojik nedenler karmaşık. Fakat son yıllarda bazı gelişmeler de olmadı değil. 2012’de John Hopkins Üniversitesi’nden Luis Garza, Prostaglandin D2 (PGD2) adı verilen bir lipid bileşiminin kıl köklerinin canına okuduğunu tespit etmişti. Gen analizleri, PGD2’nin kellerde çok daha fazla olduğunu ortaya koydu. Bu madde laboratuvarda kıl köklerine uygulandığında kılın uzamasında çok büyük bir yavaşlama olduğu gözlendi.

PGD2’nin kıl kökü hücrelerinde GPR44 adlı enzime tutunduğu tespit edildi ve bu enzimlerin olmadığı farelerde kıl uzamasında herhangi bir sorun görülmedi.

Aynı şey insanlar için de geçerliyse bu mekanizmanın kesintiye uğratılması halinde kelliğe çözüm bulunabilirdi. Buradan hareketle Garza, artık bir hedef için çalışılabileceğini söylüyor.

Farmakoloji şirketleri GPR44’ü bloke edecek ilaçları denemeye başladı bile. Astım gibi alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan bir maddenin işe yarayabileceği ihtimali üzerinde çalışılıyor. Fakat böyle bir madde bulunmuş olsa bile insanlar üzerinde yapılacak denemeler uzun ve pahalı bir süreç.
Ayrıca PGD2 reseptörü tek başına çalışmıyor da olabilir. Belki de birçok şeyin bileşimi kıl kökünde zayıflamayı tetikliyordur. Fakat bu maddenin rolünü anlamanın tek yolu insan üzerinde denemek; çünkü diğer canlılarda erkekte görülen belli bölgelere özgü kellik söz konusu değil. Garza bunun denemeye değer olduğunu söylüyor.

PGD2’nin kellikten geri dönüşü sağlayarak yeniden saç çıkarıp çıkarmayacağını denemeler gösterecek. Yeniden saç çıkarma önemli bir konu; yoksa bu ilacın kellere bir faydası olmayacak. Bu nedenle bazı araştırmacılar foliküler yeniden oluşum adı verilen bir işlemle yeni kıl kökleri yapmanın yollarını arıyor.
Kellik erkeklerde ‘orta yaş bunalımı’ olarak adlandırılan dönemin baş tetikleyicilerinden biri olarak görülüyor. Son dönemlerde yapılan araştırmalar gelecekte daha etkili bir kellik tedavisinin bulunacağı umudunu güçlendiriyor. Fakat saç dökülmesi ve yeniden folikül üretilmesinin sırrı henüz çözülmüş değil.

Video : https://www.youtube.com/watch?v=P5RVBltfDpA
Kanal : https://www.youtube.com/channel/UCpIhyxLlJBuZgw6_4cO1tkA

BU VİDEOYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.